Category Archives: fampyra

Fampridine ( Şimdiki adı Ampyra)

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi her türdeki Multipl Skleroz’lu insanlarda yürüme hızını geliştirme yeteneğinden dolayı Ampyra’yı (Önceki bilinen adı Acorda Tedavi biliminden fampridine SR) pazarlanması için onayladı. Bu, özellikle bir MS semptomu belirtisini tedavi etmek için onaylanan ilk tedavidir ve pek çok kişinin yararına olabilecek büyük bir adımı temsil ediyor.

Ulusal MS Derneği araştırma ve klinik programlar yönetici yardımcısı medikal Doktor John R. Richert, Ampyra’nın onaylanmasının yürüme ile problemlere sahip hastalar için harika bir haber olduğunu söylüyor. ‘Bu, farklı türlerdeki MS hastaları için bazı fonksiyonları geri kazandırabilecek ve yaşam kalitesinde fark yaratabilecek semptomatik bir tedaviyi getiriyor’. Daha fazla çalışma ve klinik uygulamalar ilacın diğer fonksiyonlardaki etkisini ölçmeye yardımcı olabilir ve hangi bireylerin daha çok yanıt verebileceği konusunda ipuçları sağlayabilir.

S: Ampyra Nedir?

C: Ampyra (Önceki adı Fampridine), sinir lifleri yüzeyi üzerinde minik gözenekleri ve potasyum kanallarını kapatan 4-aminopyridine formülünü ihtiva eden tablettir. Bu kapama yeteneği, Miyelin tabakasında hasarlı sinir lifleri içerisinde sinir sinyallerinin iletimini geliştirebilir. Potasyum engelleme yaklaşımının ilk çalışmaları Ulusal MS Derneği tarafından desteklenmiştir

S: Bu belirtilere yönelik tedavinin diğer hastalık değiştirici tedavilerden farkı nedir?

C: Semptomatik tedavi genellikle bir hastalığın özel bir durumuna hitap eden bir ilaçtır, fakat bu ilaçları kullanmak hastalığın temel yönünü değiştirmez veya hastalıktan oluşabilecek hasarları sınırlandırmaz. Spastisite, yorgunluk veya depresyon için alınan birçok ilaçla tedavi vardır. FDA tarafından onaylanan hastalık değiştirici tedaviler hastalığın bazı formlarında kısmen etkili oluyorken ek olarak rehabilitasyon ve bazı belirtiler için semptomatik tedaviler şu ana kadar yoktu

S: MS’li hastalar arasında yürüme sorunları ne kadar genel?

C: Son günlerdeki incelemede 1000 den fazla MS li kişi ve onların aile üyelerinde yürüyüş zorluğunun yaşam kalitesi üzerindeki etkileri incelendi. Hastaların 3te 2sinde yürümede zorluk rapor edildi ve bunlardan 70 raporda onların MSlerinde bunun en zorluk yaratan kısım olduğu, böyle zorluğun önemli olarak günlük aktiviteleri kısıtladığı bildirildi.

S: Ampyra’nın etkinliği nasıldır?

C: Acorda’nın sponsorluğunda ilacın iki adet Faz 3 klinik denemeleri yapıldı. 301 çeşitli MS formundaki hastayı kapsayan ilkinde etkisiz placeboyla karşılaştırıldığında yürüme hızında  %25 artış oldu. Bu çalışmanın sonuçları 28 Şubat 2009 da Lancet tıp dergisinde yayınlandı.Link1 . Sonuçlardan daha sonra 240 hastayı kapsayan ikinci Faz 3 çalışmasında ilkinde görülen yararlar, yürümekte zorluk çekenlerin önemli şekilde daha büyük oranının yürümelerinde tutarlı bir gelişme olduğu yayınlandı. Ampyra alıp yürüme hızı gelişmiş hastalar arasında bacak kuvvetlerinde istatistiksel yönden önemli bir gelişme olanlar vardı.

S: Ampyra olası yan etkileri nelerdir?

C: İlk evre faz 3 çalışmasında çoğunlukla ortak yan etkiler, sırt ağrısı, baş dönmesi, uykusuzluk, yorgunluk, bulantı, denge düzensizliği oldu. İlacı bırakmayı gerektirecek iki ciddi yan etki oldu. (Bir kişide bunalım durumu oluştu, bir kişide idrar yolları enfeksiyonundan sepsis gelişti). İkinci evre faz 3 çalışmasında ortak yan etkilere idrar yolu enfeksiyonu, düşüşler ve baş ağrısını kapsayan etkiler eklendi.
S: Ampyra, nasıl alınıyor?

C: Klinik denemelerde katılımcılar ilacın bir tabletini ağız yoluyla günde iki defa aldılar. Şirketin basın açıklamasına göre Ampyra yaklaşık olarak 12 saate 1 günde iki defa alınacak.

S: Ampyra ne zaman ve nasıl reçete için hazır olacak?

C: (Güncelleştirme: ilaç artık Amerika da kullanımdadır.)

S: Ampyra’dan kimler yarar sağlayabilir?

C: Faydası olup olmayacağının önceden belirlenmesinin bir yolu yoktur. Klinik denemelerde farklı MS formlarındaki insanların bir kısmında yürüme hızı açısından yararlı bulunmuştur. Bu oran iki faz 3 klinik denemelerinde ilacı alan hastalarda %35 - % 43 arasında değişmektedir.

S: MS’li herkes Ampyra’yı alabilir mi?

C: Ampyra her Ms formundaki kişi onaylandı. Ancak FDA’ nın onayı, geçmişinde nöbet, sara bulunanların kullanmamasını belirten ve renal sorunları olanlara uyarıyla birlikte geliyor.

S: Renal bozulması, azalması nedir ve neden uygun renal fonksiyonları Ampyra’yı kullanmada önemlidir?

C: Renal, kanı temizleyen böbreklere başvurur. Eğer bir kişi uygun böbrek fonksiyonuna sahipse, Ampyra kanda yeterli bir dereceye göre boşaltım yapacaktır. (Kandaki sağlam ilaç seviyesini sürdürecek kadar). Eğer bir kişi sert böbrek bozulmasına sahip olursa bu durum tehlikeli olacaktır. İlacın kan içinde yoğunlaşması düşünülmüş güvenlik miktarından fazla artışa neden olacaktır. Sonuçları, klinik denemelerde seyrek olarak oluşan nöbetler olabilir. Aynı nedenlerden Ampyra, 4-aminopyridine (4-AP, fampridine) nin diğer formlarıyla beraber alınmamalıdır. Aynı çalışan bileşen olmamalıdır.

S: Ampyra kullanmak benim yürümemde yardımcı araç kullanma gereksinimini durdurabilecek mi?

C: Yürüme aygıtlarının farklı birçok türü vardır ve bunlar hareket sorununun değişik türlerine hitap ederler. Bundan dolayı bu soruya tek bir cevap verilemez. İkinci klinik denemelerde yan etki olarak bazı katılımcılarda düşmelerde artış olduğu deneyim edildi. Bu nedenle insanların tedbirli bir şekilde ilacı kullanmaya devam etmeleri önemlidir. Yürüyüş araçlarındaki değişiklikleri önermek için kendi uzmanlarıyla görüşmelilerdir

Gelen bağlantılar:

  • fampyra ilac
  • fampyra 10 mg 56 tablet
  • fampyra ms
  • ampyra 10 mg 60 tablet fiyatı
  • fampyra 10 mg 56 tablet fiyatı
  • fampyra 10 mg yan etkileri
  • fampyra 10 mg etkileri
  • fampyridine emes hastaları
  • ampyra kullananlar
  • fampridine kullanici yorumlari

MS hastalarında yüzde 70 iyileşme sağlandı

Dünyada ilk kez Multiple Skleroz (MS) gibi otoimmun hastalıkların kemik iliği kaynaklı kök hücrelerle tedavi edilebileceğini kanıtlayan Chicago Northwestern Üniversitesinden , “Hastalar, tedaviden sonra, hiçbir ilaca ya da desteğe gereksinim duymuyor, sağlıklı bir insan gibi yaşıyor” dedi.
Sapanca’da düzenlenen 1. Kök Hücre Araştırmaları Kongresi’ne katılan Prof Dr. Burt, MS’in kök hücre uygulamasıyla tedavisindeki son çalışmaları hakkında bilgi verdi. Burt,MS’in, otoimmun hastalık olarak adlandırıldığını, hastanın kendi bağışıklık sistemine ait hücrelerin, bilinmeyen bir nedenle kişinin kendi hücrelerine saldırdığını söyledi.
Prof. Dr. Burt, kök hücre uygulaması konusunda 10 yıldır çalıştığını, hastalığı kök hücreleriyle tedavi edilebilmek için önce hayvanlarda daha sonra da birçok hastada bunu denediğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Bugüne kadar felçli durumdaki 200′den fazla MS hastası, kök hücre yöntemiyle tedavi edildi. Hastalar, tedaviden sonra, hiçbir ilaca ya da desteğe gereksinim duymuyor, sağlıklı bir insan gibi yaşıyor. Tedavide yüzde 60-70 gibi bir başarı sağladık. Yaptığımız iş, bilgisayarı resetlemek gibi bir şey. Önce hastanın kemik iliğinden kök hücre alınıyor, sonra bağışıklık sistemi tamamen yok ediliyor. Ardından da alınan kök hücre yeniden hastaya enjekte ediliyor. Böylece hastanın bağışıklık sistemi yeniden oluşturuluyor. Hasta, 20 gün hastanede kalıyor, sonra tamamen özgür oluyor. Tedavinin önümüzdeki süreçte çok daha etkili olacağına inanıyorum. Dünyanın dört bir tarafından gelen hasta var. Onların iyiye gittiğini görmek, umut verici. İlaç ve kortizon kullanmak zorunda kalan birçok hastam iyileşti. Amerika, Paris ve Brezilya’da çalışmalarımız devam ediyor.”
“TEDAVİDE MORAL ÇOK ÖNEMLİ, HER ŞEY HASTAYA BAĞLI”
Prof. Dr. Burt, tedavinin, araştırmalar karşılığında yapıldığını vurgulayarak, “Tedavi, şimdilik ücretsiz, yani gönüllü olmak yeterli, tabii tedaviye uygun hasta tipine uymak şartıyla. Bu şartlar nedir? MS hastası, sürekli atak geçiriyorsa, sinir sistemi çökmüş ve tekerlekli sandalyeye mahkum kaldıysa kök hücre tedavisini uyguluyoruz” dedi.
MS’te çeşitli ilaçlar ve tedaviler uygulandığını, ancak bu yöntemlerin sadece hastalığın belirtilerini azalttığını, ama eskiye doğru çeviremediğini dile getiren Burt, ayrıca bu ilaçların ömür boyu alınması gerektiğini söyledi.
Porf. Dr. Burt, ilaçların alınmasının engellilik halini yavaşlatsa da ortadan kaldırmadığını, kök hücre tedavisinin ise hastalığı yok ettiğini, yani hastayı iyileştirdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Bazı hastalarımızda tedavi uygulanmasının üzerinden 6-7 yıllık bir süre geçti, herhangi bir lezyon oluşumu yok. MR’larına bakıldığında temiz olduğunu görüyoruz. Hastaların yüzde 30′unda hastalığın tekrarı gözlemlenirken, yüzde 70′nde görülmüyor. MS’te kime yardım edebileceğimizi biliyoruz. MS hastalarının yüzde 90′ı hafif nöbetleri olan hastalardır. Yüzde 10′u ise ilerleyici olan hastalardır. Bu yüzde 90 içerisine giren grupta kök hücre uygulaması yapmıyoruz. Çünkü onlar, nöbetlere rağmen normal yaşantılarını sürdürüyorlar. Bu grup içerisinde belirli bir hasta ise daha sonra ilerleyici aşamaya geçiyor, hastalığı kötüleşiyor. İşte biz o aşamada kök hücre tedavisi yapıyoruz.”
Por. Dr. Burt, MS’te erken tanı ve tedavinin önemli bir faktör olduğunu belirterek, moralin de çok büyük önem taşıdığını, her şeyin hastaya bağlı olduğunu söyledi.
TEKERLEKLİ SANDALYEDEN SONRA TEKRAR YÜRÜYEN, BASKETBOL OYNAYAN HASTALAR VAR
MS hastalarının geleceklerini bilememenin verdiği stresle büyük bir depresyon içinde olduklarını vurgulayan Burt, “Başka bir hastam, 20′li yaşlarda MS’e yakalanmış, 3 yılık bir tedavi gördükten sonra 23 yaşında tamamen eski haline döndü. Bir başka hasta, çok zor adım atarken koşmaya başladı. Tedaviye genç yaşta başlanması, yani 35 yaş ve altı daha iyi. Amerika’da 10 bin kişiden birinde MS görülüyor. Kadın erkek arasında eşit görülen bir hastalık ve genetik değil” diye konuştu.
Standart tedaviyle, kendi uyguladıkları kök hücre naklini karşılaştırmalı olarak incelediklerini belirten Burt, kök hücre tedavisinden sonra hastanın kötüleşmeyeceğini bilmesinin, stresi ve depresyonu otomatik olarak yok ettiğini kaydetti.
Prof Dr. Burt, tedavinin doğru hastaya uygulandığı zaman çok anlamlı derecede yaşam kalitesini arttırdığına dikkati çekerek, kök hücre konusunda araştırmaların devam ettiğini, yakın zamanda daha da iyi sonuçlar elde edilebileceğini ifade etti.
“MS HASTALARININ ÜÇTE İKİSİ 20-40 YAŞ ARASINDA”
Prof. Dr. Burt, MS’e yakalanma riskinin yaşlandıkça azaldığını belirterek, “Hastaların üçte ikisi 20-40 yaş arasında iken üçte biri 40 yaş üstü ya da 20 yaş altındadır. 55 yaşın üzerinde risk belirgin olarak azalmaktadır”dedi.
MS’in kişiden kişiye değişken belirti ve bulgularla başladığına dikkati çeken Burt, belirtilerin hastalığın başlangıç döneminde kendiliğinden düzelebilmesinin hastaların hekime başvurması ve tanı almasını geciktirebildiğini söyledi.
Por Dr. Burt, hastalarda gövde, yüz, kol ve bacaklarda uyuşukluk, karıncalanma, güçsüzlük, baş dönmesi, dengesizlik, beceriksizlik, idrar kaçırma ya da idrar yapamama, bellek sorunları, cinsel işlev, konuşma, görme ve uyku bozuklukları gibi durumların gözlendiğini belirterek, “MS’de, yorgunluk, halsizlik, uyuşmalar, elektriklenmeler gibi belirtiler gün içerisinde aralıklarla olabileceği gibi günlerce, haftalarca da sürebilmektedir. Belirti ve bulguların 24 saatten uzun sürdüğü dönemler ‘atak dönemi’ olarak tanımlanır. Hastalığın her kişide farklı şekillerde ortaya çıkması, seyrinin ya da tedaviye yanıtların kişiden kişiye farklılıklar göstermesi MS’in çok farklı yüzünün olmasındandır. MS’in tanısında hastada ortaya çıkan belirtileri çok iyi tespit etmek gerekir bu nedenle beyin ve omuriliğin MR görüntülemeyle değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Kimi olgularda kesin tanı için beyin omurilik sıvısının incelenmesi, kan testleri ve elektrofizyolojik çalışmalar gerekebilir” diye konuştu.
Türkiye’de de kök hücre tedavi protokolünün uygulanabilirliği konusunda iş birliği yapacaklarını belirten Burt, “Belki bir yıl boyunca genç Türk doktorlar gelip, bizimle kalabilir ve hastaları değerlendirebilir. Örneğin Singapurlu bir hekim bir yıl bizimle çalıştı ardından ülkesine dönerek, benzer çalışmalar yaptı” dedi.

Gelen bağlantılar:

  • ms hastalığı iyileşebilirmi
  • ms suluke iyilesirmi
  • ms hastasıyım
  • MS hastası
  • bioreozans ms hastaligi
  • MS hastaları için keçi cinsi
  • kökhücreyle iyileşen demans hastaları
  • felcli insan iyilesirmi
  • emes hastalarının yorumları
  • nmo devic hastalığı geçiren kişi tamamen iyileşebilirmi